bututtuburdandevam

Bu Tuttu Burdan Devam

Daha fazla erişim, daha fazla etkileşim, daha fazla like ve takipçi! Hedefleri bu doğrultuda olan ve tüketiciye nokta atışı ile ulaşmak isteyen birçok marka son yılların en trend pazarlama yöntemi olan “Influencer Marketing” üzerine stratejiler kullanıyor.

Her yerden “Merhabaa, bugün size harika bir şeyden bahsedeceğim.” diyen güzel kızlarımız çıkıveriyor. Markalar tek bir story atsınlar diye hediyeler gönderiyor ya da çok güzel teklifler sunuyor. Peki sizce bu yol nereye gidiyor?

Influencer dediğimiz kişiler aslında insanların, yani tüketicilerin fikirlerini değiştirmek, ya da davranışlarını, alışkanlıklarını yönlendirmek üzere çalışan, popülaritesini markanın satışı için kullanan fenomenlerdir diyebiliriz. Satış ise bu kişinin güven vermesi ve samimiyetine bağlı aslında. Yani siz bir el kremi almayı düşünüyorsanız ve aklınızda henüz herhangi bir marka yoksa ve Instagram’da gezinirken çok sevdiğiniz bir oyuncunun kullandığı el kremini görürseniz; o markayı büyük bir ihtimalle satın alırsınız. En azından yapılan araştırmalarda bu yönde davranış sergileyen insanların çoğunlukta olduğu kanıtlanmış. (Ben almam diyenler bilinçaltınıza girdi bile.) Geçmişten beri gelen ve insanın doğasında bulunduğundan mıdır bilemiyorum ama sosyolojik olarak bu tarz eğilimlere ardına kadar açığız. Ünlü ya da güzel/yakışıklı biri çıksın ve “Bu ürün harika, hatta o kadar harika ki ben de kullanıyorum!” desin ve bizler de satın alalım. Bu arada yanlış anlaşılsın istemem; amacım yerden yere vurmak değil. Doğru bir strateji ile çok verimli sonuçlar alabileceğiniz de bir pazarlama yöntemidir. Evet nokta atışı yapabilir, organik erişimler elde edebilirsiniz. Hatta yapacağınız doğru yatırımlardan biri de olabilir. Yalnızca trend olarak adlandırdığımız ve yerine başka şeylere bırakması gereken birçok akım genel olarak takıldığımız ve sürdürmekten zevk aldığımız bir boyut haline gelmiş durumda. Baya kolaya kaçıyoruz.

Üst üste, yan yana, art arda aynı şeyler dönüp durmaya ve kopya olmaya başlıyor. İşte az önce bahsettiğimiz güven ve samimiyet noktası da bu denge arasında sıkışıp kalıyor. Tüketici ile gerçekten bir bağ kurmak ve ürünü gönül rahatlığı ile satın almasını sağlamak çok önemli. Aynı anda her şeyi yapmaya çalışmak kafa karıştırmaktan ve asıl amaçtan uzaklaşmaktan başka bir şeye yaramıyor. Yalnızca ünlü birine “Bu çok güzel, ben de kullanıyorum.” dedirten, reklam diye bağıran, çiğ ve samimiyetsiz bir iş çıkartmış oluyorsunuz. Kısacası işin özü vermek istediğiniz mesajı “Bu tuttu, burdan devam.” demek yerine belki de arkasından dolaşıp bambaşka bir bakış açısıyla vermenizdir. Her şeyden önce de tüketici gözüyle bakıp, satın almak istediğiniz üründen neler beklediğinizi düşünmektir. Şimdi saksıyı çalıştırıp yola devam edelim.

Etiketler:
Bir Sonraki Yazı

Hareketin Dinamiği

Bir Önceki Yazı

Sosyal Medya’nın Gücü Adına!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir