close-to-electronics-outdated-704555

Hüzünlü ve Kayıp Kumandalar

İnsanlık tarihi boyunca pazarlama ve satış kanallarını geliştirme yöntemi olarak kullanılan en dinamik çıkış kuşkusuz ki reklam sektörü.

Milat öncesinde bile dönemin koşullarına göre şekillenen tanıtım ve reklam modellerinin olduğunu biliyoruz. Orta çağ ve sonrasında ise zamanla ürünleri ayırt etme, kalite kontrolü ve bilinirliği artırmak adına markalaşma, logo, isimleşme gibi ihtiyaçlar doğuyor. Matbaanın icadından sonrası ise çorap söküğü gibi geliyor tabii. Basılı reklam mecrası sektörde baş köşeye kurulurken 16 yy’da profesyonel olarak reklam hizmeti vermek adına küçük çapta kıpırdanmalar baş gösteriyor ve 17.yy’da ilk adımlar atılıyor.

Fransız İhtilali, hızlı nüfus artışı, fabrika ve sanayi pazarındaki gelişmeler yoğun bir şekilde tüketiciye ulaşma gayretine giriyor, basılı yayınların yanı sıra alternatif kanallar da filizlenmeye başlıyor. 1940’lı yıllar ise televizyon reklamcılığı top olurken yalnızca ABD’deki reklam payı yaklaşık olarak 3 milyar doları geçiyor. Günümüze kadar milyonlarca adım koşan reklam sektörü modern dünyada ise artık bambaşka boyutta.

Peki geride bıraktıklarımızın yanı sıra nasıl bir yola girdiğimizden bahsedeceksek olursak bir tarafta oldukça hüzünlü televizyon reklamcılığı, bir tarafta ise rekora koşan dijital reklam piyasasını görüyoruz.

Piyasa araştırma şirketi eMarketer’in verilerine göre, ABD’de 2016’da 71,29 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesine çıkan televizyon reklam satışları, 2017’de 70,22 milyar dolara geriledi. Bu, satışlarda son 10 yılda görülen ilk azalma oldu.”* 

Durum Türkiye’de de çok farklı değil. Dijital yatırımlar 2018’in ilk çeyreğinde %14 oranında bir büyüme göstererek 1.213 milyon TL’lik bir oran yakaladı.** Display reklam yatırımları ilk 6 ayda yüzde 14 büyüyerek 704 Milyon TL’ye ulaşmış durumda. Dijital evrenin kalbi video içerikler ise %27 oranında bir büyüme göstererek 156 Milyon TL’ye ulaşıyor. E-posta, oyun içi reklamlar, ilan sayfaları, bumper videolar ve çok daha fazlası da benzer rakamlara ulaşmış durumda. Dur durak bilmeyen dijital reklamcılık alıp başını giderken, televizyon reklamcılığı nasıl hemen pes etti derseniz yanıt yüksek oranlarla ortada.

Seri üretim ve hızlı tüketim inanılmaz bir sirkülasyon ile her gün yeniden doğarken medya tüketim anlayışı değişiyor. Teknolojinin ve özellikle akıllı telefonların her geçen gün kendini geliştirmesi, televizyonun baş düşmanı Youtube ve gençlerin %50-60 oranında Netflix ve benzer alternatif kanallara yönelmesi bu sonu kaçınılmaz kılıyor. Tüm bunların devamında influencerlar, bloggerlar, Youtuberlar peşi sıra geliyor tabi. Dolayısıyla reklam veren de herkes neredeyse oraya yöneliyor: Dijital mecralar.

Geleneksel reklam modellerinin yavaş yavaş etkisini kaybetmesi elbette sadece dijital pazarlamanın ve yeni medya anlayışının değişmesi sonucu çıkmıyor. Yıllardır televizyon ve geleneksel mecralara tonla para yığan birçok marka da aynı medya anlayışının değiştiği gibi kendi içlerinde çağın beraberinde getirdiği tüketim alışkanlıkları ile yer değiştiriyor. Amazon ve benzer oluşumlar dev perakendecileri yola getirirken sağlıklı beslenme ve pozitif yaşam anlayışı ile fast food ve hazır gıda üzerine üretim yapan firmalar huzursuz olmaya başlıyor. Haksız da değiller. Gerçekten de takviye gıda, sağlıklı beslenme ve butik hizmetler öylesine yol aldı ki bu büyük firmaların yıkılmasalar bile sallanmamaları kaçınılmaz oldu!

Yeni medya anlayışının da karalar bağlayacağı günler gelir mi bilinmez ama o zamana kadar tek bir kral var: Dijital evren.

Yararlanılan Kaynaklar

*https://www.dunya.com/ekonomi/televizyon-reklam-gelirleri-ilk-kez-azaldi-internet-hizli-yukseldi-haberi-433029

**IAB Türkiye

 

 

 

Etiketler:
Bitti
Bir Önceki Yazı

2018’e Veda: Dijital Medya Günlüğü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir